Ebeveyn danışmanlığına nasıl yaklaşıyorum?
Ebeveynlik, insanın hiçbir zaman tam olarak hazır olamadığı ama her gün yeniden öğrendiği bir iştir. Muayeneme gelen ebeveynlerin çoğu, çocuklarını çok seven, onlar için ellerinden geleni yapan ama bir noktada tıkanıp kalmış insanlardır. Kimi her akşam ödev başında çocuğuyla kavga etmekten yorulmuştur, kimi ergen çocuğuyla iletişimin koptuğunu hissediyordur, kimi de çocuğunun öfke nöbetleri karşısında ne yapacağını bilemez hâldedir.
Ebeveyn danışmanlığında amacım, ebeveynlere hazır kalıplar dayatmak değil; çocuklarının yaşını, mizacını ve ailenin koşullarını göz önünde bulundurarak uygulanabilir bir yol bulmalarına yardımcı olmaktır. Danışmanlık, çocuğun bir tanısı olmasa bile, gündelik ebeveynlik zorluklarında yararlıdır. Dikkat eksikliği, kaygı, otizm spektrumu ya da depresyon gibi durumlarda ise tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Okul öncesi dönemde ebeveynlik
Bu dönemde çocuklar dünyayı keşfederken sınırları da sınar. Öfke nöbetleri, "hayır" demeler, uyku ve yemek konusundaki dirençler bu yaşın olağan zorluklarıdır. Görüşmelerde bu yaşa özgü şu konular üzerinde dururuz:
- Günde on beş dakikalık, yönetimi çocukta olan bir "bizim zamanımız" oluşturmak
- İstenen davranışları fark etmek ve anında, somut biçimde dile getirmek
- Yönergeleri kısa, net ve olumlu cümlelerle vermek
- Öfke nöbetlerinde sakin kalmak ve krizi büyütmemek
- Uyku, yemek ve tuvalet rutinlerini öngörülebilir kılmak
- Yeni bir kardeşin gelişi gibi değişikliklere çocuğu hazırlamak

Okul çağında ebeveynlik
Okulla birlikte yeni sorumluluklar ve yeni çatışma alanları ortaya çıkar. Ödev, ekran süresi, kardeş kavgaları ve arkadaşlık ilişkileri bu dönemde en sık ele aldığım konulardır:
- Ödev saatini bir kavga değil, öngörülebilir bir düzen hâline getirmek
- Ekran kullanımında ailece kurallar belirlemek
- Kardeş çatışmalarında hakem olmak yerine çözüm üretmeyi öğretmek
- Ödül ve sonuçları tutarlı ve orantılı kullanmak
- Çocuğun okulda yaşadıklarını dinlemek ve öğretmenle iş birliği yapmak
Ergenlikte ebeveynlik
Ergenlikte anne babalar çoğu zaman yerlerinin değiştiğini hisseder: Artık direksiyonda değil, yan koltuktadırlar; yol tarif eder ama aracı genç sürer. Bu dönemde ebeveynlerle şu konuları çalışırım:
- "Nereye gittin, kimle konuştun?" sorgusu yerine "Bugün seni en çok ne güldürdü?" gibi kapı aralayan sorular sormak
- Uyku, okul ve güvenlik gibi tartışmaya kapalı konularla eve dönüş saati gibi esnetilebilir konuları ayırmak
- Gencin odasını, günlüğünü, mesajlarını onun haberi olmadan karıştırmamak; ama tehlike işaretlerinde açıkça konuşmak
- Ortam ısındığında "Yarın kahvaltıda devam edelim" diyerek konuşmayı ertelemeyi bilmek
- Küçük yanlışlarının bedelini kendisinin yaşamasına izin vermek
- Ekran ve sosyal yaşam kurallarını masaya oturup gençle birlikte yazmak
Görüşmelerin akışı
İlk görüşmede ailenin öyküsünü, çocuğun gelişimini ve mizacını, ebeveynleri en çok zorlayan anları ve bugüne kadar denedikleri yöntemleri dinlerim. Ardından birlikte en öncelikli iki ya da üç hedefi seçeriz. Sonraki görüşmelerde her seferinde bir beceri üzerinde durur, örneklerle ve gerektiğinde canlandırmalarla çalışırız. Her görüşmenin sonunda evde denenecek küçük bir adım belirleriz ve bir sonraki görüşmede bu adımın nasıl gittiğini konuşuruz.
Bu görüşmeleri çoğunlukla haftada ya da on beş günde bir yaparız; birkaç ay içinde aileler kendi yollarını bulduğunda araları açarım.
Ebeveynlerin birlikte hareket etmesi
Annesi "olur" derken babası "olmaz" diyen bir çocuk, kısa sürede hangi kapıyı çalacağını öğrenir. Bu yüzden anne ve babayı birlikte görmeyi tercih ederim. Anlaşmazlıkları çocuğun duymayacağı bir yerde konuşup evin içinde tek bir ses çıkarmak, kuralların gücünü katlar.
Ebeveynin kendi duyguları
Görüşmelerde zaman zaman konuyu çocuktan anne babaya çeviririm: Ne kadar uyuyorsunuz? Size kim yardım ediyor? Sizi en çok ne tetikliyor? Kendi annesinin ya da babasının sesini, sinirlendiği anda kendi ağzından duyan ebeveynler çok sık karşıma çıkar. Kendinizi tanımak ve kendinize de şefkat göstermek, çocuğunuz için verebileceğiniz en kalıcı derslerden biridir.
Diğer tedavilerle birlikte
Çoğu ailede bu görüşmeler çocuğun kendi tedavisiyle yan yana yürür. Çocuk bilişsel davranışçı terapide korkusunun üzerine gitmeyi denerken anne baba evde ona nasıl alan açacağını öğrenir. Dikkat güçlüğü yaşayan çocuklarda ise evin düzeni tedavinin yarısı demektir. Sorun bütün evi sarmışsa aile temelli tedavi oturumlarına geçeriz.
Evde işe yarayan küçük araçlar
Danışmanlık sürecinde ailelere bazı somut araçlar öneririm. Okul öncesi çocuklar için resimli sabah ve akşam rutin kartları, okul çağındaki çocuklar için yıldız ya da puan tabloları, ergenler için ise birlikte imzalanan kısa aile anlaşmaları bunlardan bazılarıdır. Bu araçların gücü, kuralları kişiler arası bir tartışma olmaktan çıkarıp herkesin görebileceği bir yere taşımalarındadır. "Annem öyle diyor" yerine "Tabloda böyle yazıyor" demek, çatışmayı azaltır.
Ödüller ve sonuçlar hakkında
Ödülleri rüşvet gibi değil, emeğin görünür kılınması gibi kullanmayı öneririm. Ödülün büyük olması gerekmez; çocukla birlikte oynanan bir oyun, akşam yemeğini seçme hakkı ya da hafta sonu parka gitmek çoğu zaman yeterlidir. Sonuçlar ise kısa, öngörülebilir ve davranışla ilişkili olmalıdır. Bir hafta boyunca tablet yasağı gibi büyük ve uzak sonuçlar, uygulanması zor olduğu için çoğu zaman etkisini yitirir.
Ekran konusu
Hemen her ailede ekran kullanımı tartışma konusudur. Ekranı yalnızca bir ödül ya da ceza aracı olarak kullanmak yerine, aile içinde ekransız alanlar ve zamanlar belirlemeyi öneririm: yemek masası, yatak odası ve yatmadan önceki bir saat gibi. Bu kuralların anne ve babalar için de geçerli olması, çocukların uyumunu belirgin biçimde artırır.
Bir örnek
Ayrıntıları değiştirilmiş bir örnek: Dört yaşında, her akşam yatma saatinde bir saatlik öfke nöbetleri geçiren bir kız çocuğunun anne ve babası, tükenmiş hâlde başvurdu. Anne çocuğu sakinleştirmek için yanında uyuyor, baba ise sert davranıp sonra pişman oluyordu. İlk görüşmelerde ebeveynlerin farklı tutumlarının çocuğun kafasını karıştırdığını gördük. Birlikte resimli bir akşam rutini hazırladık: banyo, pijama, diş, iki kitap, iyi geceler. Ebeveynler rutinin sonunda aynı kısa cümleyi kullanmayı ve odadan kademeli olarak çıkmayı öğrendi. İlk hafta zorlu geçti; üçüncü haftanın sonunda yatma saati yirmi dakikaya inmiş ve öfke nöbetleri büyük ölçüde azalmıştı.
Sık sorulan sorular
- Ebeveyn danışmanlığı için çocuğumun bir tanısı olması gerekir mi?
-
Hayır. Ebeveyn danışmanlığı, bir tanı olmasa da gündelik ebeveynlik zorluklarında yararlıdır.
- Yeni kurallardan sonra çocuğum daha da aksileşti; yanlış mı yapıyoruz?
-
Büyük olasılıkla hayır. Çocuklar yeni düzenin ciddi olup olmadığını anlamak için önce sınırları zorlar; buna "patlama dönemi" denir. Birkaç gün ya da hafta sabırla aynı yanıtları vermek, bu dönemin geçmesini sağlar.
- Ergen ebeveynleri için de danışmanlık yapılıyor mu?
-
Evet. Ergenlik döneminin kendine özgü zorlukları, ebeveynlerin farklı beceriler geliştirmesini gerektirir ve bu konuda danışmanlık çok yararlı olabilir.
- Tek ebeveynli aileler için de uygun mu?
-
Elbette. Tek ebeveynli ailelerde danışmanlık, ebeveynin yükünü hafifletmeye ve destek kaynaklarını güçlendirmeye de odaklanır.
- Danışmanlık görüşmelerinde ne kadar konuşuluyor, ne kadar uygulama yapılıyor?
-
Görüşmelerin bir bölümünü dinlemeye ve konuşmaya, bir bölümünü de canlandırmalarla beceri çalışmaya ayırırım. Örneğin bir öfke krizinde ne söyleneceğini görüşmede birlikte prova ederiz; böylece ebeveyn evde o anla karşılaştığında hazır olur.