OKB'yi ailelere nasıl anlatıyorum?
Obsesif kompulsif bozukluğu, kısaca OKB'yi, ailelere sıklıkla bir "zihin zorbası" benzetmesiyle anlatırım. Bu zorba çocuğun aklına istemediği, rahatsız edici düşünceler sokar: "Ellerin kirli, hastalanacaksın", "Kapıyı kilitlemedin, eve hırsız girecek", "Bu kalemi düzgün koymazsan annene bir şey olacak." Ardından çocuğa, bu kötü şeyleri önlemek için belirli bir şey yapmasını emreder: el yıkamasını, kontrol etmesini, saymasını. Çocuk emri yerine getirdiğinde kısa süreliğine rahatlar; ama zorba kısa sürede geri gelir ve her seferinde biraz daha fazlasını ister.
Bu benzetme, hem çocuğun yaşadığını anlamaya hem de OKB ile çocuğu birbirinden ayırmaya yardımcı olur. OKB'nin biyolojik temelleri vardır ve çocuğun karakterini yansıtmaz. Rahatsız edici düşünceler, OKB'nin belirtisidir; çocuğun gerçek istekleri değildir.
Küçük çocuklarda OKB
Okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarında OKB, yetişkinlerdekinden farklı görünebilir. Küçük çocuklar düşüncelerini ayrıntılı biçimde anlatamaz; bunun yerine "içim rahat etmiyor", "tam olmadı" gibi ifadeler kullanır. Bu yaşta dikkat ettiğim işaretler şunlardır:
- Eşyaların belirli bir düzende olmaması durumunda yoğun sıkıntı ve öfke nöbetleri
- Çorapların, ayakkabı bağcıklarının "tam" hissedene kadar defalarca düzeltilmesi
- Ebeveynlerden belirli sözcükleri ya da cümleleri tekrar etmelerini isteme
- Yatma saatinde giderek uzayan ve değiştirilemeyen ritüeller
- Belirli renklerden, sayılardan ya da sözcüklerden kaçınma
Bu yaşta olağan rutin ihtiyacıyla OKB'yi ayırt etmek için davranışın ne kadar zaman aldığına, ne kadar sıkıntı yarattığına ve ailenin yaşamını ne ölçüde etkilediğine bakarım.

Okul çağında OKB
OKB belirtileri en sık bu dönemde belirginleşir. Çocuk artık düşüncelerini daha iyi anlatabilir; ancak çoğu zaman utandığı için saklar. Sık gördüğüm tablolar:
- Mikrop ve kirlenme kaygısıyla uzun süreli el yıkama, okul tuvaletlerini kullanamama
- Ödevi, çantayı, kapıyı defalarca kontrol etme
- Okuduğu satırı, yazdığı harfi "doğru hissedene kadar" tekrarlama
- Sayma ve belirli sayıda tekrar etme ritüelleri
- Ailesine sık sık aynı güvence sorusunu sorma
Ergenlikte OKB
Ergenlikte OKB'nin içeriği değişebilir. Saldırgan, cinsel ya da inançla ilgili rahatsız edici düşünceler bu dönemde daha sık görülür. Bu düşünceler gençte yoğun utanç, suçluluk ve "Ben kötü biri miyim?" korkusu yaratır. Pek çok genç bu düşünceleri yıllarca kimseye anlatmaz. Görüşmelerimde bu düşüncelerin OKB'nin iyi bilinen biçimleri olduğunu ve gencin değerleriyle çeliştiği için bu kadar rahatsız edici geldiğini açıkça anlatırım. Bu açıklama çoğu zaman gencin omzundan büyük bir yük kaldırır.
Muayenede neye bakıyorum?
OKB değerlendirmesinde önce güvenli bir ortam kurmaya çalışırım. Ardından belirtilerin türünü ve şiddetini belirlemek için Yale-Brown ölçeğinin çocuk ve ergen biçimini kullanırım. Bu ölçek, ritüellere harcanan zamanı, yaşanan sıkıntıyı ve çocuğun belirtilere karşı koyabilme gücünü puanlarla gösterir; tedavi sürecinde de ilerlemenin pusulası olur.
Değerlendirmede ayrıca şunlara bakarım:
- Ailenin ritüellere ne ölçüde eşlik ettiği ve güvence verdiği
- Eşlik eden tik bozuklukları, kaygı, depresyon ya da dikkat eksikliği
- Belirtilerin ani başlangıcı ve öncesinde geçirilen bir enfeksiyon olup olmadığı
- Tekrarlayıcı davranışların otizm spektrumundaki kalıplaşmış davranışlardan ayırt edilmesi
Tedavi planını nasıl kuruyorum?
Yüzleşme ve ritüelden vazgeçme çalışması
OKB tedavisinde en güçlü yöntem, bilişsel davranışçı terapinin bir türü olan ve çocuğun korktuğu durumlarla planlı biçimde karşılaşıp ritüeli yapmadan beklemeyi öğrendiği çalışmalardır. Bu çalışmalara başlamadan önce çocukla birlikte zorluk derecesine göre sıralanmış bir liste hazırlarız. En kolay basamaktan başlar, çocuk hazır oldukça yukarı çıkarız. Her basamakta çocuk, ritüeli yapmadığında kaygının önce yükselip sonra kendiliğinden azaldığını deneyimler.
Ailenin rolü
Ebeveynlerle ritüellere eşlik etmeyi ve güvence vermeyi adım adım azaltmak üzerine çalışırım. Bunu yaparken çocuğa sevgi ve destek göstermeyi, öfkeyi çocuğa değil OKB'ye yöneltmeyi konuşuruz. Aile içi gerilimin yoğun olduğu durumlarda aile temelli tedavi görüşmeleri eklerim.
İlaç tedavisi
Orta ve ağır OKB'de ya da terapiye tek başına yeterli yanıt alınamadığında ilaç tedavisini plana eklerim. İlacın etkisi birkaç hafta içinde belirginleşir ve terapiyle birlikte kullanıldığında sonuçlar daha iyidir.
OKB okul gününü nasıl etkiler?
OKB'li çocukların önemli bir bölümü okulda belirtilerini saklamaya çalışır ve bu çaba onları çok yorar. Sınıftaki ortak malzemelere dokunamamak, tuvaleti kullanamadığı için gün boyu su içmemek, sınavda bir soruyu defalarca okumak ya da defterindeki bir harfi "düzgün olana kadar" silmek, akademik başarıyı ve arkadaşlıkları etkiler. Ailenin onayıyla öğretmene kısa bir bilgi vermeyi, tedavi süresince sınavlarda ek süre ve sınıf içinde küçük esneklikler tanınmasını öneririm. Öğretmenin çocuğu ritüelleri yüzünden azarlamaması da çok önemlidir.
İlerlemeyi nasıl izliyorum?
Tedaviye başlarken belirlediğimiz Yale-Brown puanını belirli aralıklarla yeniden ölçerim. Puanların düşmesi, çocuğun ve ailenin emeğinin somut karşılığıdır. Ölçümün yanında ailenin gözlemlerini de önemserim: sabah hazırlanma süresinin kısalması, aile yemeklerinin yeniden keyifle yenmesi, çocuğun arkadaşına gidebilmesi gibi.
Bir örnek
Ayrıntıları değiştirilmiş bir örnek: On iki yaşında bir kız çocuğu, okul dönüşü bir saatten uzun süren duşlar ve evdeki herkesin eve girerken ellerini yıkaması ısrarıyla getirildi. Aile, çocuğun sıkıntısını azaltmak için evdeki bütün kuralları onun isteğine göre düzenlemişti. Yale-Brown puanı ağır düzeydeydi. Yüzleşme çalışmalarında önce kapı koluna dokunup beş dakika beklemekle başladık; haftalar içinde okul çantasını yatağına koymak, kardeşinin oyuncaklarıyla oynamak gibi basamaklara ilerledik. Aile de ritüellere katılmayı yavaş yavaş bıraktı. Dört ayın sonunda duş süresi on beş dakikaya inmiş, puan hafif düzeye gerilemişti.
Ailelere önerilerim
- OKB ile çocuğunuzu ayırın; "Sana değil, OKB'ye kızgınım" demeyi deneyin.
- Güvence sorularına tedavide birlikte belirlediğimiz kısa yanıtları verin.
- Ritüelleri birden yasaklamayın; planla ve adım adım azaltın.
- Çocuğunuzun cesaret gösterdiği her anı fark edin.
- Stresli dönemlerde belirtilerin geçici olarak artabileceğini bilin.
Ani başlayan OKB belirtileri
Nadiren de olsa, özellikle küçük çocuklarda, takıntılı davranışların birkaç gün içinde çok ani biçimde başladığı ve buna huzursuzluk, uyku bozukluğu ya da yemek yemeyi reddetme gibi belirtilerin eşlik ettiği görülebilir. Bu tür ani başlangıçlarda geçirilmiş bir enfeksiyonun rolü araştırılır ve çocuk doktoruyla birlikte değerlendirme yapılır. Belirtiler aniden başladıysa bunu muayenede mutlaka belirtmenizi isterim.
Sık sorulan sorular
- Çocuğumdaki titizlik OKB mi?
-
Titizlik çocuğa sıkıntı vermiyor ve günlük yaşamı aksatmıyorsa OKB değildir. OKB'de davranışlar zorunluluk hissiyle yapılır, çok zaman alır ve yapılamadığında yoğun huzursuzluk yaratır.
- OKB kalıtsal mı?
-
OKB'de ailesel yatkınlık sık görülür. Ailede OKB, tik bozukluğu ya da kaygı öyküsü bulunması riski artırır; ancak bu durum OKB'nin kaçınılmaz olduğu anlamına gelmez.
- Tedavi sonrası belirtiler geri gelir mi?
-
Bazı çocuklarda stresli dönemlerde belirtiler hafifçe artabilir. Terapide öğrenilen beceriler bu dönemlerde de kullanılır; gerekirse kısa hatırlatma görüşmeleri planlarım.
- OKB'li çocuğum bu düşünceleri neden bana anlatmıyor?
-
Pek çok çocuk düşüncelerinden utanır, onları anlatırsa gerçekleşeceğinden korkar ya da ailesini üzmek istemez. Çocuğunuza bu düşüncelerin pek çok insanın aklından geçtiğini ve onu kötü biri yapmadığını söylemek, paylaşmasını kolaylaştırır.
- Kaç yaşında OKB tedavisine başlanabilir?
-
Okul öncesi dönemden itibaren OKB tedavisi mümkündür. Küçük yaşlarda tedavinin büyük bölümünü ebeveynlerle birlikte yürütürüm.