Bu ölçeği neden kullanıyorum?
Obsesif kompulsif bozuklukla gelen bir çocuğun ailesi bana genellikle "Çok el yıkıyor" ya da "Her şeyi defalarca kontrol ediyor" der. Bu cümleler önemli bir başlangıçtır; ancak tedaviyi planlamak ve ilerlemeyi izlemek için daha ayrıntılı ve ölçülebilir bir tabloya ihtiyacım var. Çocuk günde kaç saatini bu davranışlara ayırıyor? Bu düşünceler onu ne kadar huzursuz ediyor? Bunlara karşı koymaya ne kadar çalışıyor ve ne kadar başarabiliyor?
Yale-Brown obsesyon kompulsiyon ölçeği, bu sorulara yapılandırılmış yanıtlar bulmamı sağlayan, dünyada OKB şiddetini ölçmek için en sık kullanılan araçtır. Çocuk ve ergenler için hazırlanmış biçimi, kısaca CY-BOCS olarak bilinir. Ölçeği bir kâğıda doldurulan test olarak değil, belirli bir yapıyı izleyen bir görüşme olarak uygularım. Soruları sorarken çocuğun yanıtlarını netleştirmek için ek sorular sorabilir, ifadelerini klinik deneyimimle değerlendirebilirim.
Görüşmeyi çocuğa nasıl anlatıyorum?
OKB'li çocukların çoğu, aklından geçenleri anlatmaktan utanır. Bu yüzden ölçeğe başlamadan önce çocukla kısa bir sohbet yaparım. Ona pek çok çocuğun benzer düşünceler yaşadığını, bu düşüncelerin onun ne kadar iyi bir insan olduğunu değiştirmediğini ve benim görevimin bu düşüncelerin onu ne kadar rahatsız ettiğini anlamak olduğunu anlatırım. Küçük çocuklarla OKB'yi "kafandaki patron" gibi benzetmelerle ele alırım. Ergenlerle ise görüşmenin bir bölümünü mutlaka yalnız yaparım; çünkü bazı düşünceler ebeveynlerin yanında anlatılamayacak kadar ağır gelebilir.

Ölçeğin iki parçası
Birinci parça, neler yaşanıyor?
İlk bölümde çocuğun yaşadığı ya da daha önce yaşamış olduğu takıntıları ve ritüelleri ayrıntılı bir liste üzerinden gözden geçiririz. Liste; mikrop ve kirlenme korkularından simetri ihtiyacına, birine zarar vermekle ilgili düşüncelerden sayma ritüellerine, biriktirmeden güvence istemeye kadar çok geniş bir alanı kapsar. Pek çok çocuk bu liste sayesinde yıllardır içinde tuttuğu bir düşünceyi ilk kez dile getirir. Listeyi tamamladıktan sonra çocukla ve aileyle birlikte en çok zorlayan üç dört belirtiyi seçeriz.
İkinci parça, ne kadar yer kaplıyor?
İkinci bölümde seçtiğimiz belirtiler üzerinden takıntılar ve ritüeller için ayrı ayrı beşer soru sorarım. Bu sorular belirtilerin günde ne kadar zaman aldığını, okul ve aile yaşamını ne kadar engellediğini, ne kadar sıkıntı yarattığını, çocuğun bunlara ne kadar direnmeye çalıştığını ve üzerlerinde ne ölçüde kontrol kurabildiğini değerlendirir. Her soru beş basamaklı bir derecelendirmeyle puanlanır; toplam puan sıfır ile kırk arasında değişir.
Puanlar benim için ne anlatıyor?
Toplam puan, tablonun ağırlığına dair bir pusula görevi görür. Kabaca, sekizin altındaki puanları klinik önemi olmayan düzeyde, sekiz ile on beş arasını hafif, on altı ile yirmi üç arasını orta, yirmi dört ile otuz bir arasını ağır, otuz iki ve üstünü ise çok ağır olarak değerlendiririm.
Ancak sayıların ötesine bakmak her zaman önemlidir. Toplamı orta düzeyde olan bir çocukta tek bir ritüel sabahları okula gitmeyi imkânsız hâle getiriyorsa, bu durum puanın ifade ettiğinden daha ağır bir gündelik yük anlamına gelir. Bu nedenle puanı her zaman çocuğun yaşamıyla birlikte yorumlarım. Ölçek tanıyı tek başına koymaz; tanıya, görüşmelerin ve gözlemlerin tamamından ulaşırım.
Tedavi boyunca ölçeği nasıl kullanıyorum?
Tedavi başlarken aldığım puan, sonraki ölçümler için bir başlangıç çizgisidir. OKB tedavisinde yüzleşme çalışmaları ve gerektiğinde ilaç sürerken ölçeği birkaç ayda bir yeniden uygularım. Puanların düşmesi, hem tedavinin işe yaradığını gösterir hem de çocuğun gözünde emeğinin somut bir karşılığı olur. Puanın beklediğim ölçüde düşmediği durumlarda planı yeniden gözden geçiririm: yüzleşme basamakları fazla mı hızlı ilerliyor, ailenin ritüellere katılımı sürüyor mu, eşlik eden bir kaygı ya da çökkünlük mü var?
Kimlere uyguluyorum?
- Takıntılı düşünceler ya da tekrarlayan ritüeller nedeniyle başvuran çocuk ve gençler
- Tik bozukluğu olan ve takıntılı belirtiler de taşıyan çocuklar
- Otizm spektrumunda tekrarlayıcı davranışların OKB'den ayırt edilmesi gereken durumlar
- Kaygı bozukluğu olan ve takıntılı düşünceleri de bulunduğundan şüphelendiğim çocuklar
- OKB tanısıyla izlenen ve ilerlemesi ölçülen çocuklar
Bir örnek
Ayrıntıları değiştirilmiş bir örnek: Dokuz yaşında, her gece yatmadan önce odasındaki oyuncakları belirli bir sırayla dizen, dizilim bozulduğunda saatlerce ağlayan ve uyuyamayan bir kız çocuğuyla ilk görüşmemizde ölçeği uyguladık. Liste sırasında çocuk, oyuncaklar düzgün olmazsa annesinin hastalanacağından korktuğunu ilk kez anlattı. Toplam puan ağır düzeydeydi. Dört aylık yüzleşme çalışmalarının ve ailenin ritüellere eşlik etmeyi bırakmasının ardından puan hafif düzeye indi; çocuk artık oyuncaklarını dağınık bırakıp uyuyabiliyordu.
Ailenin ritüellere katılımını da soruyorum
Yale-Brown ölçeğini uygularken yalnızca çocuğun belirtilerine değil, ailenin bu belirtilere nasıl yanıt verdiğine de bakarım. Ebeveynlerin çocuk yerine kontrol etmesi, sürekli güvence vermesi, evde çocuğun istediği özel temizlik düzenlerine uyması ya da bazı ortamlara gitmekten kaçınması, OKB'nin evdeki alanını genişletir. Bu "aile uyumu" ne kadar yüksekse, tedavide ebeveynlerle çalışmaya o kadar çok zaman ayırırım. Ölçek sonuçlarını açıklarken ebeveynlere bu döngüyü de gösteririm; çoğu aile ilk kez burada kendi rollerini fark eder.
Ölçek sonucunu çocuğa nasıl anlatıyorum?
Çocuklarla puanları paylaşırken sayıların bir not değil, bir başlangıç noktası olduğunu söylerim. "Şu an OKB'nin gününden aldığı pay bu kadar; birlikte bu payı küçülteceğiz" gibi bir dil kullanırım. Sonraki ölçümlerde puanın düşmesini birlikte kutlarız.
Ölçeğin sınırları
- Çocuk düşüncelerini saklarsa puan olduğundan düşük çıkabilir; güven geliştikçe puanı güncellerim.
- Ölçek yalnızca OKB belirtilerini ölçer; eşlik eden kaygı, depresyon ya da dikkat sorunlarını ayrıca değerlendiririm.
- Ölçeğin güvenilirliği, uygulayıcının OKB konusundaki deneyimine bağlıdır.
Görüşme öncesi hazırlık
Görüşmeden önceki bir hafta boyunca çocuğunuzun ritüellerini ve sizden istediği güvenceleri kısa notlarla kaydetmeniz çok yararlı olur: Hangi davranış, hangi saatte, ne kadar sürdü ve araya girdiğinizde ne oldu? Bu notlar, özellikle küçük çocuklarda puanlamanın daha doğru yapılmasını sağlar.
Ölçeği ne sıklıkla tekrarlıyorum?
Genellikle tedavinin başında, ilk iki üç ay içinde bir kez ve ardından birkaç ayda bir tekrar uygularım. Tedavide önemli bir değişiklik yaptığımda ya da aile belirtilerde belirgin bir artış fark ettiğinde aralığı kısaltırım.
Sık sorulan sorular
- Ölçek kaç yaşından itibaren uygulanabilir?
-
Çocuk biçimini altı yaş ile on yedi yaş arasında kullanırım. Daha küçük çocuklarda değerlendirmeyi ağırlıklı olarak ebeveyn görüşmesi ve gözlemle yaparım.
- Ölçeği internetten bulup kendimiz doldurabilir miyiz?
-
İnternette bulunan formlar bir fikir verebilir; ancak bu ölçek uzman görüşmesiyle uygulanmak üzere tasarlanmıştır ve kendi kendine doldurulan biçimler aynı güvenilirliği sağlamaz.
- Puan düşünce tedavi biter mi?
-
Puanın belirgin biçimde düşmesi önemli bir başarıdır. Kazanımların kalıcı olması için bir süre daha izlemeyi ve gerektiğinde hatırlatma görüşmeleri yapmayı öneririm.
- Ölçek sonuçları okulla paylaşılır mı?
-
Hayır, ailenin isteği olmadıkça paylaşılmaz. Okul için gerekli görülen durumlarda, aileyle birlikte karar vererek yalnızca çocuğun okul yaşamını ilgilendiren bilgileri içeren kısa bir yazı hazırlayabilirim.
- Tedavi sırasında puan bir dönem yükselirse endişelenmeli miyiz?
-
Stresli dönemlerde puanın geçici olarak artması olağandır. Böyle bir durumda tetikleyicileri birlikte inceler, gerekirse yüzleşme basamaklarını yeniden düzenleriz.